Televizyon Yayınları ve Türk Toplumuna Etkileri

Tv 1950’li yıllardan itibaren dünya genelinde mühim bir kitle kontakt aracı olarak kullanılmaya başlandı. Tv yayını Türkiye’de ilk olarak 1952’de İstanbul Teknik Üniversitesinde başladı ve haftada bigün gösterim yapılmış oldu. Devlet kurumu olan TRT’nin ilk tecrübe etme yayını 1968’de yapılmış oldu. Türkiye’de ilk uzun soluklu canlı gösterim, 1971 Akdeniz Oyunları’nın naklen yayımlanmasıyla gerçekleştirildi. 1984’te renkli tv yayınına geçildi.

1970’lerde televizyonun hızla yaygınlaşması toplumsal yaşama tesir eden mühim bir unsur oldu. Televizyonun toplumsal hayata katılmasının en mühim tesiri, kontakt imkanlarının artarak devletin kültür politikasının topluma en süratli şekilde ulaştırılması oldu. Tv, ilk olarak toplumun eğitilmesinde bir vasıta olarak görüldü. Televizyonun halkı kendi problemlerinden, dünya problemlerinden haberdar edeceği ve devlet-halk ilişkilerini sağlamlaştıracağı düşünüldü. Bilhassa köylülerin data ve görgü ufuklarını çoğaltması için tv alıcılarının ülkenin her köşesinde yaygınlaştırılması amaçlandı. Ek olarak televizyonun radyodan daha etkin olmasında “Halk gördüğüne inanır.” düşüncesi egemen oldu.

Tv, toplumun eğlence yaşamını, yaşam tarzını ve dünyaya bakışını etkiledi. TRT’de piyasaya çıkan yerli ve bir çok Amerikan yapımı diziler, komşuların birlikte olduğu toplumsal ortamlar meydana getirdi. Bu diziler vasıtasıyla değişik dünyalar, değişik yaşam biçimleri evlere kadar girdi. Ek olarak tv, o güne kadar gazetelerin elinde bulunan reklamcılıkta da ön plana çıkmaya başladı. Reklam ögeleri tv vasıtasıyla daha süratli bir halde toplumu etkilemeye başladı.

Devlet, kendi ideolojisine uygun olarak köy yayınları, hanım ve çocuk yayınları ile televizyonu halka yönelik eğitim aracı olarak kullandı. 1970-73 içinde piyasaya çıkan “Okul Televizyonu”, 1976-78 içinde piyasaya çıkan “YAY-KUR” yayınları bu amaçla hazırlanan yayınlardı.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir