Tevfik Fikret Kimdir? Tevfik Fikret’in Edebi Kişiliği

Tevfik Fikret, 1867 senesinde İstanbul’un Kadırga semtinde dünyaya gelmiştir. Aslolan adı Mehmet Tevfik’tir fakat Tevfik Fikret adını kullanmıştır. 

Ufak yaşta anne ve babasını yitirmiş, yetim kalmıştır ve yaşamının tecrübesini ufak yaşta kazanmaya adım atmıştır. Bundan dolayı kendisiyle birlikte kardeşini, yengesi ve anneannesi yetiştirmiştir.

Ortaöğretiminden sonrasında şiirler yazmaya adım atmıştır. ‘Mirsad’ adlı derginin yapmış olduğu şiir yarışmasında adını duyurunca edebiyatımıza süratli bir giriş yapmıştır. Lise yıllarının sonrasında ise öğretmenliğe atanmıştır. Kısa süre sonrasında devletin öğretmenler ile ilgili maaş mevzusu yüzünden öğretmenlik mesleğini bırakmıştır.

Tevfik Fikret, kişisel olarak dürüst ve güvenilir bir insandır fakat dinlere karşı bir cephe almıştır. 1896 senesinde eski arkadaşı ve öğretmeni olan Recai Zade Mahmut Ekrem’in ikna ve çabaları ile Servet-i Funün dergisinin yazı işleri müdürlüğüne getirildi. Bu zamanda Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit Yalçın, Mehmet Rauf benzer biçimde adların bulunmuş olduğu yeni edebiyat dergisinin gösterim organı kimliğini kazanmışlardır. O dönemlerde yüksek mevkilerde olan insanoğlu hakkında en küçük eleştiriler yapanlar gözaltına alınmaktaydı. Arkadaşları ile katılmış olduğu bir görüşmede II. Abdülhamit’e karşı şiirler okumuş olduğu iddiası ile gözaltına alınmıştır. Bu vakalar devamlı tekrarlandığı için Tevfik Fikret, edebiyat dünyasından uzaklaşmak zorunda kalmıştır.

Tevfik Fikret, şiir mevzusunda bilhassa Fransız anlayışına özenmiştir. Fransız şairler benzer biçimde aşırı titiz ve şiire yön veren şairlerden biridir. İlk kez 1900’ da Rübab-ı Şikeste adlı eserinde toplumsal sorunları ele almıştır. Arkasından da 1911’de Haluk’un Defteri adlı eserinde oğluna ve gelecek yıllardaki kuşaklara tavsiyeler, öğütler vermiştir. Gene aynı yıl içinde yazılan Rübab-ın Cevabı adlı şiir kitabında aslolan mevzu halkın ve kendisinin yaşamış olduğu bazı acılardır, bu kitapta yer edinen Tarih-i Kadim’e Zeyl adlı şiiriyle kendisini eleştiren Mehmet Akif Ersoy’a cevap olarak vermiştir. En mütevazı ve akıcı dil kullandığı şiirleri 1914’de piyasaya çıkan Şermin adlı kitabında bulunmaktadır. 

TEVFİK FİKRET VE OĞLU HALUK

Oğlunu önemseyen, onun iyi bölgelere gelmesini isteyen Tevfik Fikret, 1909 senesinde Haluk’u elektrik mühendisliği için İskoçya’nın Glosgow kentine gönderdi. Oğlunun vatanına milletine hayırlı bir evlat olma arzusunu Haluk’un Vedası, Prometre adlı şiirlerinde dile getirmiştir. Ne var ki Haluk, yanına gittiği Hristiyan ailenin şefkati ile din değiştirip Hristiyanlığı seçti ve babasının düşlediğinden oldukca değişik bir yaşam sürdü. Yeniden ülkesine dönmeyen Haluk Fikret, 1943 yılından sonrasında kendisini dine verip rahip oldu ve 1965 senesinde Orlando, Park Lake Presbyterian Kilisesi rahibi iken yaşamını yitirdi.

Ek olarak Bkz -> Haluk’un Defteri

TEVFİK FİKRET’İN SON YILLARI

Son zamanlarda şiirleri yüksek kesimleri kızdırmış ve hakkında ağır eleştirilere maruz kalmıştır. Negatif yorumlar Tevfik Fikret’in içine kapanmasına ve sağlığının bozulmasına sebep olmuştur. Gelişmiş bir okul, edebiyat dergisi çıkartmak benzer biçimde planları vardı fakat sıhhat sorunları sebebiyle bu planlarını gerçekleştirememiştir. 1914’de yazdığı Şermin adlı kitapta esin toplamıştır, böylece desteğini yeniden halk tarafınca almaya adım atmıştır. 19 Aralık 1915’de geçirdiği bir ameliyat sonrasında hayatına veda etmiştir.

Tek vasiyeti Aşiyandaki evinin bahçesine gömülmek olmuştur fakat Aşiyanın sonradan kimin olacağı şüpheleri ile Eyüp’teki aile mezarlığına gömüldü. Mezarı, 1945’te müze meydana getirilen evine 24 Aralık 1961’de geçirildi.

EDEBİ KİŞİLİĞİ

  • Servet-i Fünun sürecinin başarı göstermiş şairlerindendir.
  • Önceleri sanat için sanat, sonraları cemiyet için sanat anlayışına uygun eserler vermiştir.
  • Karamsarlığı ve iç sıkıntılarını şiirlerinde görmek mümkündür.
  • Aruzla Türkçeyi, şiirle düz yazıyı başarıyla kaynaştırmıştır.
  • Şiirlerinde noktalama işaretlerine, biçimsel mükemmelliğe, tasvire ehemmiyet vermiştir.
  • Parnasizm den etkilenmiştir.
  • Şiirimize mühim yenilikler getirmiştir. Devrik cümleyi konuşma diline şiire uygulamıştır. Şiire mevzu zenginliği getirmiştir.
  • Süslü sanatlı ağır bir dil kullanmıştır.
  • Kulak için kafiye anlayışını benimsemiştir.
  • Dinlere karşı cephe almıştır.
  • İlk çocuk kitabı olan Şermin’i yazmıştır. Şermin haricinde öteki şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır.

ESERLERİ

Haluk’un Defteri, Zamanı Kadim, Şermin, Rübab-ın Cevabı, Rübab-ı Şikeste

Şairimizin öteki mühim şiirleri:

Sis, Doksan Beşe Doğru, Rücu, Hasta Çocuk.     

Hazırlayan: Mustafa KUTLAY

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir