Türk Dil Kurumu’nun Kurulması

Dil, insanoğlu içinde iletişimi elde eden en mühim araçtır. Dil ek olarak bir milletin haiz olduğu tüm maddi ve tinsel değerlerin, sonraki nesillere aktarılmasını sağlar.

Dilin milletlerin uzun hayatlarında çeşitli zamanlarda değişikliklere uğramış olduğu bir gerçektir. Türk dili de tarih süresince büyük değişimler geçirmiştir. Osmanlı Devleti’nde Türkçe, Arapça, Farsça kelimelerin ağırlık kazanılmış olduğu Osmanlıca denilen bir Türkçe kullanılmıştır. Edebiyatta ve devlet hayatında kullanılan bu dilin yanında, Osmanlı’da halkın kullandığı mütevazi dil, ülkede sanki iki dil varmış izlenimini uyandırmıştır.

Türk Dil Kurumu (TDK)

Tanzimat döneminde kurulan Encümen-i Daniş kolay anlaşılır bir dil kullanarak bilimsel çalışmaların yürütülmesine karar vermiştir. II. Meşrutiyet Süreci’nde ise dil mevzusunda millileşme emekleri adım atmıştır. Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Ali Canip şeklinde adlar Genç Kalemler Mecmuasında Türkçenin sadeleşmesi yolunda bir akım başlatmışlardır

Ulusal bir karaktere haiz olan Türkiye Cumhuriyeti döneminde ise Türkçenin tercih edilmesi kaçınılmaz olmuştur. Bu mevzuda Mustafa Kemal Paşa’nın bir sözü oldukça açıklayıcıdır; “Ülkesinin yüksek istiklalini müdafaasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” ( 2 Eylül 1930 )

Türkçeyi hak etmiş olduğu yere getirmek amacı ile Türk Dil Kurumu, Türk Dili Incelem Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932’de Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulmuştur.

Özetlemek gerekirse Mevzu Başlıkları

Türk Dil Kurumu’nun Amaçları

  • Türkçeyi uygar medeniyetin gerektirdiği her türlü gereksinimleri karşılayabilecek kelime ve kavramlara haiz, yaratıcı, işlek bir dil durumuna getirebilmek.
  • Arapça yada Farsçadan geçmiş ve Türkçeye yabancı kalmış, halk tarafınca benimsenmemiş, kelime ve kurallardan arındırmak.
  • Aydınların dili ile halkın dili, yazı dili ile konuşma dili arasındaki farkı ortadan kaldırmak
  • Atılan yabancı kelimelerin yerine halk ağızlarından, yazılı kaynaklardan alınan kelimelerle Türkçenin kendi kurallarına bakılırsa türetilmiş kelimeleri getirerek Türkçeyi geliştirmek.
  • Türkçe üstünde bilimsel araştırmalar yaparak Türkçenin zenginliğini ortaya koymak.
  • Türkçenin kendi kaynaklarından elde edilecek terimlerle ilim dili haline gelmesini sağlamak.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir