Walt Whitman

Walt Whitman Biyografisi

1819-1892 yılları aralığında yaşamış olan, Amerikan edebiyatının gerçek manada internasyonal üne kavuşmuş ilk şairidir.

Walt Whitman, 31 Mayıs 1819 tarihinde West Hills, New York, ABD’de dünyaya gelmiştir. Ailesi çiftçiydi. Marangoz olan babası Walter Whitman’ın, Long Island’da çiftlik kurma hevesi başarısızlıkla sonuçlanınca dört yaşlarındayken New York’un Brooklyn semtine taşındılar. Nitelikli bir eğitim alma şansı bulamadı sadece entelektüel mevzulara, siyasete ve edebiyata daima hususi bir ilgisi oldu.

11 yaşından sonrasında 1830 senesinde bir matbaada çalışırken dizgiciliği öğrendi. Kendini yetiştiren okumalarla tabiat vergisi şiir-yazı kabiliyetini besleyip güçlendirmek olanaklarını buldu. Ufak bir taşra gazetesi olan “Long Islander”de 1838-1839 yılları aralığında yazı ve yönetim işlerini üstlendi. Gene aynı kasabada 5 yıl öğretmenlik yapmış oldu. Brooklyn’de piyasaya sürülen daha etkin bir gazete olan “Daily Eagle” de yazar oldu, kısa sürede de 1846-1848 yılları aralığında yönetimini üstlendi. Walt Whitman, bu yıllarda William Shakespeare‘in oyunlarından tatlar almaya, İtalyan operalarını izlemeye, güzelliklere düşkün özgürce bir yaşam sürmeye başlayabildi. Kendini yetiştirmede yararlandığı kaynakları buldu: Mukaddes Kitap, Homeros, Dante Alighieri, Ossian, Walter Scott, Johann Wolfgang von Goethe, Thomas Carlyle, Ralph Waldo Emerson vb.

Walt Whitman, boş zamanlarında durmadan okuyordu, bununla beraber tutkulu bir tiyatro ve opera düşkünüydü. Ek olarak, asla dur durak bilmeden, Manhattan ve Brooklyn sokaklarında yürür, genç erkeklerle tanışır ve isimlerini ve özelliklerini büyük bir titizlikle defterine geçirir, katalog hazırlardı. Aynı defterlere başka gözlemlerini de yazıyordu. Bunlar yavaş yavaş bir şiir kitabı haline geldi. Kitap 1855’te, Leaves of Grass (Çimen Yaprakları) olarak yayımlandı. Yaşamının geri kalan bölümünü ise, bu eseri, son versiyonu 1892’de yayımlanana kadar, tekrardan gözden geçirmek ve sekizinci baskıya kadar genişletmekle geçirdi.

Gazete yazılarıyla köleliğe karşıt, işçi haklarından yana, özgürlük savaşçısı, yoksullara yalan, insanca koşulların özleminde ülkücü bir çizgi izledi. Kısa süre New Orleans’ta Daily Crescent’de çalıştı. 3 ay sonrasında New York’a dönünce Brooklyn’de köleliğe karşı savaşanları gazetesi Freeman’da çalışmaya başladı. 1848 senesinde Buffalo’da toplanan köleliğe karşı bir kongreye Brooklyn delegesi olarak katıldı. Yaşamı yazı yetiştirmekle, geçim parasını babasının marangozluk işine yardım etmekle (1851-1854), ilk şiirlerini yayımlatmakla (New York Tribune, 1854), köleliğe karşı direnenlerin gazetesi Freeman’a gönüllü hizmetle geçti.

Sonunda ilk şiir derlemesini bastırdı: Leaves of Grass (Çimen Yaprakları 1855) . Bu kitap okurun ilgisini çekmeyince ilk basımında yalnızca 94 sayfa olan kitabını, yeni ve emsalsiz eklemelerle 384 sayfaya çıkartarak ertesi yıl aynı adla tekrardan yayımlattı (1856).

Walt Whitman’ın esin kaynağı, büyük bir hayranı olduğu transandantalist akımın öncüsü ABD‘li ozan ve yazar Ralph Waldo Emerson‘dur. Amerikan İç Savaşı‘na dek Brooklyn‘de ve Washington DC‘de yaşadı.

Amerikan İç Savaşı’nda 1862-1864 yıllarında yaşı geçmiş olduğu için cephede değil Washington DC’deki ordu hastanelerinde hastabakıcı olarak emek vererek yurduna hizmet etti. İnsan acılarını gözlemekten gelen yürek burkuntusuyla harp şiirleri yazdı: Drum Taps (Trampet Sesleri) 1865. Bu minik kitaptaki harp acısıyla sulh özlemlerini dile getiren ürünleri de ana kitabının 4. basımına ayrı bir bölüm olarak ekledi (1867).

1865 senesinde Savaşın bitişiyle Başkan Abraham Lincoln’ün suikast sonucu öldürülmesi üstüne ölüm yası beraber geldi, Washington’da İçişleri Bakanlığının Kızılderililerle ilgili bölümünde bir memurluğa geçtiyse de altı ay sonrasında, Whitman’ın şiirlerini okuyan ve açık saçık gören İçişleri Sekreteri James Harlan tarafınca işine son verildi. Yandaşlarının desteğiyle bu kez Hakkaniyet Bakanlığında 1864-1874 yıllarında minik bir vazife aldı.

1873 senesinde inme indi ve yarı felçli kalmasına sebep oldu. İşini bırakıp adam kardeşinin evine, New Jersey, Camden’a yerleşti. Ölümüne kadar da oradan ayrılmadı.

Walt Whitman, ABD’nin kurum ilkelerine bağlı ve onları ileri taşımak isteyen bir aydın olarak, demokrasi, eşitlik, köleliğin kaldırılması benzer biçimde evrensel temalar üstüne meydana getirilen tartışmalara katkıda bulunmuş oldu. Bu fikirlerini değişik makalelerde dile getirdi. Fikirlerinin onda yarattığı coşkuyu ve Amerikan İç Savaşı’nın düşün dünyasında yarattığı tesirleri şiire dökerek Çimen Yaprakları’nı kaleme aldı. Yazıldığı dönemde negatif eleştiriler alan ve hatta yazınsal bir yapıt olarak kabul görmeyen Çimen Yaprakları, Amerikan edebiyatının öncü ve en mühim eserlerinden biri olarak tarihe geçti.

Şiirlerinde, kimi süre adını kullanarak kendinden bahsetti. Whitman, kendi yaşamının, genel insanlık durumunun ve yeni Amerikan uygarlığının bir dışavurumu bulunduğunu söylemiş oldu. Şiirlerinde insan vücudunun güzelliğini, sağlıklılığı ve cinselliği söyledi. “Leaves of Grass” adlı yapıtıyla Amerikan edebiyatının devrimci sanatçıları arasına giren Whitman, Batı dünyasındaki demokratikleşme eğiliminin ve sokaktaki insanın temsilcisi olarak tanındı. “Democratic Vistas” (Demokratik Görünüm, 1871) adlı düzyazı yapıtında, harp sonrası dönemde gelişen toplumsal kabalıktan yakındı.

Walt Whitman, 26 Mart 1892 tarihinde Camden, New Jersey, ABD’de 73 yaşlarında ölmüştür.

Eserleri:
1852 – Jack Engle’in İbretlik Yaşam Hikayesi
1855 – Leaves of Grass (Çimen Yaprakları)
1865 – Drum Taps (Trampet Sesleri)

Düz yazı:
1871 – Demokratik Görünümler
1875 – Cenk Notları

Walt Whitman sözleri :
– Hakkaniyet kanunlarda bulunmaz. O ruhumuzun içerisindedir.

– Aslolan harp asla kitaplarda yer almaz

– Kendinizden daha yüce olan bir tanrı yoktur
– Hayvanlara uzun uzun görünen o ki, hiçbiri kendi türünden birinin önünde diz çökmüyor.

– En dayanıklı şeyler kişisel özelliklerdir.

– Düşmanlarımı hakettiğimden şüphem yok ta, dostlarımı hakettiğimi sanmıyorum.
– Hayvanlara uzun uzun görünen o ki ben de onlar benzer biçimde hayvanlaşıp yaşayabilirim diyorum, hepsi kendi aleminde öyleki refah içinde… hallerinden sızlanmazlar, kan ter dökmemekteler, karanlıkta gözleri açık uzanmıyorlar ve ağlamıyorlar günahlarına, tanrıya olan borçlarını konuşup midemi bulandırmıyorlar, hepsi hoşnut, hiçbirinin mal, manat hırsıyla gözü dönmüş değildir, hiçbiri ne öbürünün ne de binlerce yıl ilkin yaşamış kendi türünden birinin önünde diz çökmüyor, hiçbiri dünyanın ne en mutsuzu, ne de en elit değeridir.

– Ah siz yüreğinde karanlık bir noktası olmayan ve kafası asla karışmayan insanoğlu, çelişkisiz ve gölgesiz hayatlarınızla ne kadar bunaltıcı ve ne kadar ‘azca’sınız.

– Bence bir ot yaprağı da yıldızların yörünge yolculuklarından aşağı kalmaz.

Kaynak:Yaşam öyküsü.info

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir