Zamanın Taksimi

Dönemin Taksimi Hakkında

“Süre ne kadar da acele geçiyor. Oysa dün benzer biçimde…” vb. cümleler günlük hayatta sıkça kullanılır. Her insanın ve her şeyin içinde olduğu bir gerçeklik olan vakit, evrenseldir. Gece ve gündüzün, haftaların, ayların, yılların oluşumunu elde eden vakit, kâinatın yaratılmasıyla başlamış olan soyut bir kavramdır.

Dönemin Taksimi

İnsanlar, günlük yaşamlarını kolaylaştırmak gayesiyle zamanı bölümlere ayırmıştır. Geçmişten günümüze yaşamını dönemin ölçüsüne bakılırsa düzenleyen insanoğlu, zamanı parçalara ayırma işini bir çırpıda yapmış değildir. Bu parçalardan her birinin benimsenişi, kullanılışı, adlandırılışı, sürelerinin saptanışı uzun sürmüş ve toplumlara bakılırsa değişim göstermiştir.

İnsanoğlu, eski zamanlardan itibaren soğuk-sıcak, açlık-susuzluk benzer biçimde kaygılar yaşamıştır. Gece-gündüz ve kış-yaz benzer biçimde dönemlerde yaşanmış olan etkili ve sert değişimler yüzünden can ve mal güvenliği tehlikeye giren insanoğlu vakit teriminin bilincine varmıştır. Nil nehrinin taşmasıyla tarlaları su altında kalan Mısırlıların güneş yılını hesaplaması buna bir örnektir.

İnsanlık; zamanı gün, hafta, ay, yıl benzer biçimde belli periyotlara bölmüş ve tertipli bir sistem çerçevesinde  algılamıştır. Yaşamı bu çerçevede düzenlemek suretiyle insanoğlu ortalama 6000 yıldan beri takvim kullanmıştır. Sümerler, Babiller, Mısırlılar, Yunanlar, İbraniler, Romalılar, Aztekler, Mayalar, Çinliler, Hintler, Tibetliler, Türkler ve Araplar benzer biçimde oldukça çeşitli millet ve topluluklar değişik takvimler meydana getirmiştir. Bu millet yada topluluklar takvimleri ay yada güneş yılını esas alarak oluşturmuştur.

Dönemin Taksimi – Ay

Bazı toplumlar takvimlerini “ay yılı” esasına bakılırsa oluşturmuştur. Ay yılı, Ay’ın Dünya etrafındaki dönüşünü esas alır ve on iki tur dönüşü bir yıla denk gelir. Bu süre 354 gündür.

Bazı toplumlar ise takvimlerini “güneş yılı” esasına bakılırsa oluşturmuştur. Güneş yılı, Dünya’nın Güneş etrafındaki bir tur dönüşünü esas alır. Bu süre 365 gün 6 saattir.

Her cemiyet kendine özgü bir takvim oluştururken yaşamlarını en oldukça etkileyen vakası takvimlerinin başlangıcı olarak kabul etmişlerdir. Mesela İbraniler MÖ 3761’deki Yaradılış (Tekvin) yılını, Yunanlılar ilk olimpiyat oyunlarının yapıldığı MÖ 776’yı, Hristiyanlar Hz. İsa’nın doğumu olan sıfırı, Müslümanlar MS 622’de Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretini takvimlerine başlangıç olarak esas almışlardır.

Türkler de tarih süresince yaşadıkları coğrafyaya bakılırsa kültürel, ekonomik ve dinî etkileşimlerin ürünü olarak çeşitli takvimler kullanmışlardır. Tarih süresince Türkler; 12 Hayvanlı Türk takvimini, hicri takvimi, Celâli takvimi, Rumi takvim ve miladi takvimi kullanmıştır.

12 Hayvanlı Türk takvimi, Türklerin kullandığı ilk takvimdir (Görsel 1.14) ve güneş yılı esasına bakılırsa düzenlenmiştir. On iki yılda bir devir meydana getiren bu takvimde seneler, hayvan adları ile gösterilir. Bu takvimde kullanılan hayvan adları ise şunlardır: sıçgan (fare), ud (öküz), bars (pars), tavışgan (tavşan), lu (ejder), yılan, yund (kısrak), kon (koyun), biçin (maymun), takıgu (tavuk), it (köpek), tonguz (domuz).

Hangi tarihten itibaren kullanıldığı bilinmemekle beraber bu takvim Kök Türkler ve Uygurlar tarafınca kullanılmıştır.

Hicri takvim, Türklerin İslamiyet’i kabul ettikten sonrasında kullandığı takvimdir. Bu takvimde Hz. Muhammed’in hicret etmiş olduğu yıl (622), başlangıç kabul edilmiştir. Hz. Ömer Periyodu’nde oluşturulan bu takvim, ay yılını esas almıştır. Bu takvime bakılırsa bir yıl 354 gün 8 saat 48 dakikadır. Ek olarak bir ay yılı, bir güneş yılından ortalama 11 gün eksiktir. Öteki bir adı kamerî (ay) takvimidir. Günümüzde İslam dünyası, dinî günleri hicri takvime bakılırsa belirlemektedir.

Celâli takvimi, Büyük Selçuklu Sultanı Celaleddin Melikşah’ın (1072-1092) talimatıyla Ömer Hayyam başkanlığında kurulan bir astronomi heyetince hazırlanmıştır. Başlangıç olarak 1079 yılı kabul edilmiş ve güneş yılı esasına bakılırsa düzenlenmiştir.

Rumi takvim, Osmanlı Devleti’nde mali işlerin düzenlenmesi amacıyla kullanılmıştır. Güneş yılı esasına dayanan bu takvimde bir yıl 365 gün 6 saattir. 1839’dan itibaren mart ayı, mali yılbaşı olarak kabul edilmiştir. Miladi takvimle içinde 584 senelik fark vardır.

Miladi takvim, günümüzde dünyada en yaygın kullanılan takvimdir. Bir yıl 365 gün 6 saattir. Başlangıcı, Hz. İsa’nın doğumundan yedi gün sonrası şu demek oluyor ki 1 Ocak’tır. Kökeni Mısırlılara dayanan bu takvimi Romalılar geliştirmiş ve Papa 13. Gregorious (Gregoryen) son şeklini vermiştir. Bu yüzden “Gregoryen takvimi” de denir. Devletimizde 1 Ocak 1926’dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.

Dönemin Taksimi – Miladi ve Hicri Takvim

Rumi Takvimin, Miladi Takvime iyi mi çevrilebileceğini öğrenmek için Rumi Takvimin Miladiye Çevrilmesi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Yüzyılların sınıflandırılmasında Milat terimi dikkate alınır. Hz. İsa’nın doğumundan önceki yıllara MÖ (milattan ilkin), sonrasına da MS (milattan sonrasında) denir. Yüzyıl terimi kuramsal olarak “00” ile biten bir yılda adım atar ve “yüzyıllık dönem” anlamında kullanılır. Bu kavram XVI. yüzyılda ortaya çıkmıştır.

Dönemin Taksimi – Milat

Yüzyıl hesaplamalarında verilen tarih bir ve iki basamaklı sayıdan oluşuyor ise I. yüzyıldır. Üç basamaklı sayıdan oluşan bir tarih ise yüzler basamağına bir eklenmiş olur. Dört basamaklı sayıdan oluşan bir tarih ise binler ve yüzler basamağındaki sayılar iki basamaklı kabul edilir ve bu sayıya bir eklenmiş olur.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir